Search on this blog

Search on this blog

Hemen Arayın

+90 532 433 32 45

Panik Bozukluk: Aniden Gelen Korkunun İçsel Yolculuğu

Hepimiz bazen heyecan, stres veya korku hissedebiliriz. Ancak bazı insanlar, kontrol edemedikleri ani ve yoğun korku atakları yaşar. Bu durum günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve işlevselliği derinden etkileyebilir. İşte burada Panik Bozukluk (PB) devreye girer.

DSM-5’e göre Panik Bozukluk, beklenmedik panik atakların tekrarlayıcı bir şekilde yaşandığı ve bu ataklara dair sürekli bir endişe veya davranış değişikliklerinin eşlik ettiği bir durumdur. Paniğin kendisi kısa süreli olsa da, bireyin hayatındaki etkisi uzun sürebilir.

Panik ataklar genellikle ani başlar, yoğun korku veya rahatsızlık ile birlikte görülür ve çoğu zaman 10–20 dakika içinde zirveye ulaşır. DSM-5’e göre, en az dört aşağıdaki belirti atakta bulunmalıdır:

1. Kalp çarpıntısı, hızlanmış kalp atışı
2. Terleme, titreme
3. Nefes darlığı, boğulma hissi
4. Göğüs ağrısı veya rahatsızlığı
5. Bulantı veya karın rahatsızlığı
6. Baş dönmesi, sersemlik, bayılacak gibi hissetme
7. Üşüme veya sıcak basması
8. Uyuşma veya karıncalanma hissi
9. Gerçek dışılık (derealizasyon) veya kendinden kopuk hissetme (depersonalizasyon)
10. Kontrolünü kaybetme veya delirme korkusu
11. Ölüm korkusu

Bu belirtiler beklenmedik şekilde ortaya çıkabilir ve birey, kontrolünü kaybetme veya kalp krizi geçirme korkusu yaşayabilir.

Panik Bozukluk, sadece panik atak sırasında değil, kişinin hayatının her alanında tetikleyici bir gölge gibi varlığını hissettirir. Bazı kişiler atak yaşadıkları yerlerden kaçınabilir, toplu taşımadan veya kalabalık ortamlardan uzak durabilir. Bu kaçınma davranışı, zamanla sosyal izolasyon ve işlevsellik kaybına yol açabilir.

Panik Bozukluk, kişinin kendine güvenini sarsar; ‘Yine panik atak geçirirsem ne yapacağım?’ düşüncesi sürekli bir kaygı kaynağı haline gelir. Bu durum, depresyon veya diğer anksiyete bozuklukları ile birlikte görülebilir.

Panik Bozukluk tedavi edilebilir bir durumdur. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), özellikle atak sırasında ve öncesinde gelişen düşünceleri fark etme ve değiştirme konusunda etkili bir yöntemdir. Maruz bırakma terapisi, atak tetikleyicileri ile güvenli bir şekilde yüzleşmeyi sağlar.

Bazı durumlarda, psikiyatrist eşliğinde ilaç tedavisi, semptomların kontrol altına alınmasında yardımcı olabilir. İyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösterir; önemli olan, destek aramak ve güvenli bir ortamda çalışmaktır.

Panik Bozukluk yaşayanlar için, kendini suçlamamak ve destek aramak, iyileşme yolunda atılacak ilk adımlardır. Panik, güçsüzlük değil; bedenin ve zihnin bir uyarı sistemidir. Doğru destekle, bu uyarı sistemi yeniden dengelenebilir.

Panik Bozukluk hayatı durdurmaz, destek ve tedavi ile yaşamın kontrolü yeniden ele alınabilir.


Behice İlayda Akalın
Uzman Klinik Psikolog